Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR
(SAMSUN) – BES Samsun Şubesi, SGK İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği protestoyla “sosyal güvenlik sistemindeki hak kayıplarına”, “düşük emekli aylıklarına” ve “kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetlere” dikkat çekti. Başkanı Akıncı, yaptığı açıklamada, iktidarın ekonomi politikalarının emekli yurttaşları asgari yaşam standartlarının altına ittiğini vurguladı.
Samsun’da SGK İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen BES Samsun Şubesi üyeleri iktidarı ekonomi politikaları üzerinden eleştirdi. BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
“Sosyal devletin tasfiyesine ve kamu emekçisinin geleceğinin çalınmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Yaşadığımız kriz tesadüf değildir, ‘devletin küçülmesi’ safsatasıyla kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin ve uluslararası sermayeye verilen taahhütlerin bir sonucudur. Kamu Yönetimi Temel Reformu ile başlayan bu süreçte hizmetler paralı hale gelmiş, yurttaşlar düşük emekli aylıklarına mahkûm edilmiş, kamu emekçileri hem güvencesizleştirme hem de geleceksizleşme politikalarına mahkum edilmiştir.
“TOPLUMUN YARISI GERÇEK BİR GÜVENCEDEN YOKSUDUR”
2006 yılında ‘reform’ ve ‘devrim’ sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi yönetilerek toplumun sırtından kâr etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi düşmüştür. Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir. 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunmaktadır. Sistemde 33,8 milyon kişi ‘bakmakla yükümlü’ statüsündedir. Aktif, pasif oranı 2024 başında 1,63’ken, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek kritik eşiğin altına düşmüştür. Sigortalıların toplam nüfusa oranı yüzde 89,7 görünse de çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48’dir; yani toplumun yarısı gerçek bir güvenceden yoksundur.
“KAMU EMEKÇİLERİ ‘YASAL KAYIT DIŞILIK’ NEDENİYLE EMEKLİ OLAMAMAKTADIR”
İktidarın politikaları, emekli aylıklarını asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları 2003 yılında asgari ücretin yüzde 36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin yüzde 22 altına düşmüştür. Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla, anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir. Seyyanen dâhil ek ödemeler emekliliğe sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen yüzde 3’lük kesintiler ve devlet teşvikleri aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, ‘her koyun kendi bacağından asılır’ mantığının bir dışa vurumudur. Oysa devlet, kendi eliyle yarattığı bu ‘yasal kayıt dışılığa’ son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır.”




